Sporda Altyapıların Toplumsal Sorumluluğu

Spor dalları ve özellikle yoğun talep nedeniyle futbol ile ilgili altyapı kurumlarının amacı üst yapılara nitelikli ve özellikli oyuncu yetiştirmek üzerine inşa edilmiş olsa da bu kurumların toplumsal açıdan önemli bir sorumlulukları ve işlevleri daha vardır.

Biliyoruz ki, altyapılar yarışmacı birimler ve spor okulları birimleri şeklinde organize edilmiş birimlerdir. Bilindiği üzere altyapılara müracaat eden her çocuk ve genç yarışmacı birimde yer alamamaktadır. Spor okulları ise daha çok gelir amaçlı ve yetenekli çocukları seçme amaçlı olarak haftada bir iki gün faaliyet gösteren birimlerdir.

İşte asıl mesele tam burada başlamaktadır.
Çünkü çocuklar ve gençler spor yapmak için illa ki yarışmacı birimlerde yer alacak düzeyde yetenekli ve becerikli olmak zorunda ve durumunda değillerdir.

Ama haftanın en azından 4 gününde bedensel bir faaliyet göstermek ve spor yapmak ihtiyacı içindedirler.

Çok daha önemlisi toplumsal açıdan bakıldığında 8-12 yaş grubu yönelme ve yönlendirme açısından en kritik yaş dönemi, 13-18 yaş grubu ise yönelilen alanlar ile ilgili başarılı olmayı ve yararlı birey olmayı sağlama açısından kritik yaş dönemleridir.

Biz toplumsal olarak bu yaş gruplarındaki milyonlarca çocuğa ve gence genelde spor ve özelde futbol açısından kapıları açmayacağız da ne zaman açacağız?

İşte bu çok büyük bir meseledir.

Yerel spor kulüplerinin bu amaç ve işlev üzerine yapılandırılmaları ve organize edilmeleri elzemdir.

Herkes illa ki üst düzey sporcu olmak zorunda değildir.

Ama herkes spor yapmak durumunda ve zorundadır.
Çünkü spor insanın toplumsal gelişimi açısından da zararlı birey olmaktan kaçınma ve uzaklaşma açısından önemli bir araçtır.

Sporu 8-18 yaş arası milyonlarca çocuk ve genç ile buluşturmak öncelikle yerel spor kulüplerinin görevi ve sorumluluğu olmalıdır. Altyapılar öncelikle bu amaçla yeniden organize edilmeli ve işlevselleştirilmelidir.

İlgili bakanlık, ilgili federasyon ve Türkiye’nin ilgili tüm üst mercileri öncelikle milyonlarca istekli çocuk ve gence sporun yereldeki kapılarını açarak onlara fırsatlar ve imkanlar sunmak zorundadırlar.

Bu iş başka türlü olmaz… Olamaz…

Üstyapılara sporcu ve futbolcu yetiştirme işi ise başlı başına özel bir iş ve özel bir uzmanlık alanıdır.
Bu iş belli merkezlerde ve belli bölgelerde konuşlanmış ve yerel altyapılardan gelen çocuk ve gençlere de kapıları açık yürütülmesi gereken farklı bir altyapı alanı olmalıdır.

Herkes ve her kulüp üstyapılara oyuncu hazırlamaz.
Milyonlarca çocuk ve gencin spora dışarıdan bakmak zorunda kaldığı bir spor düzeni, iyi bir spor düzeni değildir.